Aile şirketlerinde belki de en mantıklı ilişki stratejisinin ne olduğunu gerçekten biliyor musunuz? Aile şirketlerinde ilişki stratejisi, ne sadece güvene dayanır ne de sürekli güç gösterisine. Doğru yaklaşım, ne zaman iş birliği yapacağınızı, ne zaman karşılık vereceğinizi ve ne zaman yeniden denge kuracağınızı bilmektir. Ne kendinizi ezdirin, ne de sizi ezmelerine müsaade edin.
Aile şirketlerinde ilişki stratejisi doğru kurulmadığında, o insanlar en güçlü yapıları bile zamanla zayıflatır. Ne var ki aile şirketlerinde bazen küçük bir çatışma, kısa sürede daha büyük bir kırılmaya dönüşebilir. Gelin size çok güzel bir bakış açısını, bir örnek ile anlatayım. Huzur içinde yaşayan ailelerde, hatta mutlu ilişkilerde, bu bakış açısını çok sık görüyorum.
Koşullu İş Birliği Yaklaşımı Nedir?
1980’de Amerikalı siyaset bilimci Robert Axelrod, insan doğasını anlamak için sıra dışı bir deney yaptı. Bir bilgisayar programı yazdı. Dünyanın dört bir yanından stratejistleri çağırdı. Her birine basit bir oyun için kendi stratejilerini yazdırdı. Hatasızlıktan emin olmak için defalarca oynattı oyunları. Daha sonra bu testi, baştan bir defa daha tekrarladı. Her seferinde “Tit for Tat” adını verdiği, çok belirli bir strateji kazanıyordu. Yani “kısasa kısas”. Kelime kulağa biraz sert geliyor ama aslında değil. Okumaya devam edin.
Axelrod ve dünyanın dört bir yanından oyun teorisyenleri bunu oldukça şaşırtıcı buldu; çünkü ilk başta kazanan stratejinin saldırgan ya da en azından rekabetçi olacağını düşünüyorlardı. Oysa “Tit for Tat” beklenmedik biçimde sade, kibar ve affediciydi.
Şöyle izah edeyim. İki kişinin bir konuda bir seçim hakları var. Ortada da bir ödül var. Herkes şu iki karardan birini verebilir: iş birliği yapmak veya ihanet etmek.
İki kişi de iş birliği yapmayı seçerse ödül paylaşılıyor.
İki kişi de ihanet etmeyi seçerse ikisi de ödülü alamıyor.
Biri iş birliği yapar, diğeri ihanet ederse, ödülün hepsini ihanet eden alıyor.
Sonuç: ihanet etmek yani sadece kendi çıkarınızı korumak sizi korumuyor. Sadece iş birliği yaparsanız, saflığınız içinde kaybetmeye mahkumsunuz. Yani sadece iş birliği, tek başına doğru karar değil.
Koşullu İş Birliği Nasıl Uygulanır?
Peki en doğru seçenek hangisi?
En doğru seçenek “Tit-for-Tat”.
- Yani önce iyi niyetle iş birliği yap.
- Sonra o yaptıysa taklit et, sen de ona aynısını yap.
- O iş birliği yaparsa sen de yap; ihanet ederse sen de ihanet et.
- Onun hamlesine göre şu ikisine bak:
- Hatasını düzeltip iş birliği yaparsa hemen affet ve iş birliğine dön. İhanet yoksa iş birliği sürsün.
- İhanet varsa misilleme yap ve o yeniden iş birliği yapana kadar bu pozisyonunu koru. Döndüğünde geçmişi kapat, temiz sayfayla devam et.
Gözünüzde canlandırın: Aynı kişiyle defalarca pazarlık yapıyorsunuz. İlk turda iş birliği yapıyorsunuz; o da iş birliği yapıyor, ikiniz de kazanıyorsunuz. İkinci turda o ihanet ediyor; siz üçüncü turda ihanetle karşılık veriyorsunuz. Dördüncü turda o tekrar iş birliği yapıyor; siz de hemen iş birliğine dönüyorsunuz. Böylece, ihanet gelmedikçe iş birliği sürüyor; ihanet gelirse anında misilleme, sonra affedip normale dönüş.
Bu Bakış Açısı Aile Şirketlerinde Ne Sağlar?
Fark ettiyseniz karşı tarafı eğitiyorsunuz. İş birliği yaptığın sürece ikimiz de kazançlıyız.
Bu bakış açısı, aile şirketlerindeki ilişkileri duygusal savrulmadan çıkarıp daha öngörülebilir bir zemine oturtmanıza yardımcı olur. İnsanlar, iş birliğinin bir karşılığı olduğunu ve zarar verme niyetinin de bir bedeli bulunduğunu görür. Böylece ne saf bir iyi niyet kültürüne ne de sürekli tetikte kalınan sert bir güç oyununa ihtiyaç kalmadığı anlaşılır. İnsanlar birbirini test etmeyi bırakır, hangi davranışın hangi sonucu doğurduğunu öğrenir. Bu da güveni kör duygusallıkla değil, tutarlı davranışlarla inşa eder.
Daha da önemlisi, bu yaklaşım aile içinde sınır koymayı düşmanlık gibi göstermiyor. Birisi yanlış yaptığında, anında ama ölçüyü kaçırmadan bir karşılık görür. Doğruya döndüğünde ise kapı yeniden açılır. Böylece hem ilişki ayakta kalır hem de düzen dağılmaz. Aile şirketlerinde kalıcı saygı da tam bu noktada oluşur. Ne ezerek, ne ezilerek…
Axelrod bu deneyle şunu kanıtladı: Gerçek güç, intikamda değil; ölçülü, karşılıklı güveni sürdürebilme becerisinde.



