Bir şirkette kararların nasıl alındığı, hataların nasıl karşılandığı, kimin neden yükseldiği ve insanların ne kadar rahat konuşabildiği aynı görünmez düzenin parçalarıdır. Kurum kültürü bu düzenin tamamına yayılır. Patronun tavrından toplantıların akışına, terfi ölçülerinden çalışanların birbirine yaklaşımına kadar her yerde hissedilir. Kurum kültürü sağlıklıysa şirket daha güvenli ve tutarlı çalışır. Bozulduğunda en iyi prosedürler bile kâğıt üzerinde kalır.
Kurum kültürü nedir?
Kurum kültürü, bir şirkette zaman içinde yerleşen ortak kabuller, davranış ölçüleri, ilişki biçimleri ve çalışma alışkanlıklarının bütünüdür. Çalışanlara o iş yerinde neyin doğru, kabul edilebilir, riskli veya ödüllendirilmeye değer sayıldığını gösterir. Kısacası kurum kültürü, ‘Bu şirkette işler böyle yapılır’ cümlesidir.
Değerler, kurum kültürünün önemli parçasıdır fakat kültür yalnızca yazılı değerlerden oluşmaz. Günlük kararlar, yöneticilerin davranışları, çalışanların birbirleriyle kurduğu ilişki ve şirketin zor zamanlarda verdiği tepkiler de bu yapının parçalarıdır.
Bir kurumun kültürü en açık biçimde şu alanlarda görülür.
- Kararların nasıl alındığı
- Yetkinin nasıl kullanıldığı
- Başarı ve hatanın nasıl karşılandığı
- Kimin işe alındığı ve yükseltildiği
- Çalışanların ne kadar rahat konuşabildiği
- Bilginin kimlerle ve nasıl paylaşıldığı
- Yönetimin hangi davranışlara göz yumduğu
- Paydaşlara nasıl yaklaşım sergilendiği
Şirketin resmî kuralları ile günlük uygulamaları birbirine yaklaştıkça kültür daha tutarlı hâle gelir.
Kurum kültürü ile kurum iklimi arasındaki fark
Kurum kültürü, yıllar içinde yerleşen ortak kabulleri ve davranış düzenini ifade eder. Kurum iklimi ise çalışanların mevcut yönetim uygulamalarını ve çalışma ortamını bugün nasıl yaşadığını gösterir. Kurum iklimi, daha soyut ve uzun vadeli bir yapı olan kurum kültürünün daha somut, gözlemlenebilir ve dönemsel olarak değişebilir bir yansıması veya “hissiyatı” olarak kabul edilir.
Örneğin bir şirket yenilikçiliği temel değerlerinden biri olarak açıklayabilir. Çalışanlar yeni bir fikir sunduklarında sert biçimde eleştiriliyorlarsa oluşan kurum iklimi yenilikçiliği desteklemiyordur.
Kurum iklimi kültürden daha görünür ve daha kolay ölçülebilir. Psikolojik güven, adalet, öğrenme, etik, yenilikçilik ve çalışanların söz hakkı gibi belirli alanlar ayrı ayrı incelenebilir. Bu nedenle kültürel dönüşüme başlarken bütün şirketi tek bir kültür puanıyla açıklamak yerine somut iklim alanlarına bakmak daha sağlıklı sonuç verir.
Kurumsal kimlik ise şirketin kendisini dışarıya nasıl sunduğuyla ilgilidir. Logo, kurumsal dil, tasarım ve marka görünümü bu alana girer. İşveren markası da şirketin mevcut ve muhtemel çalışanlar gözündeki itibarını anlatır.
Kurum kültürü nasıl oluşur?
Her şirketin bir kültürü vardır. Bu kültür planlı biçimde kurulmuş olabilir veya yıllar içinde kendiliğinden yerleşmiş olabilir.
Kurucunun kişiliği ilk yıllarda belirleyicidir. Kurucunun çalışma biçimi, risk anlayışı, insanlara yaklaşımı ve karar alışkanlıkları zamanla şirketin davranış ölçülerine dönüşür. Şirket büyüdükçe yöneticiler, çalışanlar, işe alımlar ve yaşanan krizler bu kültüre yeni katmanlar ekler.
Kurum kültürünü en fazla etkileyen unsurlar şunlardır.
- Kurucu ve üst yönetimin davranışları
- İşe alım ve işten çıkarma kararları
- Terfi, ücret ve ödüllendirme düzeni
- Yetki ve sorumlulukların dağılımı
- Toplantı ve raporlama alışkanlıkları
- Çalışanların hata karşısında gördüğü tutum
- Şirket içinde anlatılan hikâyeler
- Ortak dil, semboller ve ritüeller
- Kriz zamanlarında verilen kararlar
Bir şirket şeffaflığı savunabilir. Buna rağmen önemli bilgileri yalnızca birkaç kişi biliyorsa çalışanlar gerçek ölçünün gizlilik olduğunu öğrenir. Yönetimin yaptığı tercih, yazılı değerden daha güçlü bir kültür mesajı verir.
İlan Edilen Kültür ile Yaşanan Kültür Arasındaki Fark
Şirketlerin çoğu güven, adalet, yenilikçilik, müşteri odaklılık ve ekip çalışması gibi değerleri benimser. Bu değerlerin gerçek karşılığı günlük hayatta aranmalıdır.
| İlan edilen değer | Yaşanan kültürü gösteren uygulama |
|---|---|
| Liyakat | Kimin hangi ölçüyle terfi ettirildiği |
| Şeffaflık | Bilginin kimlerle ve ne zaman paylaşıldığı |
| Yenilikçilik | Yeni fikir ve hataların nasıl karşılandığı |
| Ekip çalışması | Bilginin, sorumluluğun ve iş yükünün ekip içinde nasıl paylaşıldığı |
| Adalet | Benzer durumlarda kişilere göre değişmeyen karar ve uygulama ölçülerinin bulunması |
| Güven | Yetki alan kişinin ne kadar serbest bırakıldığı |
| Gelişim | Eğitim sonrasında yeni sorumluluk verilip verilmediği |
Çalışanlar şirketin değer metinlerinden çok, yönetimin karar ve uygulamalarına bakar. Bir davranış sürekli ödüllendiriliyorsa zamanla kültürün parçası olur. Sürekli görmezden gelinen davranış da aynı biçimde yerleşir.
Çalışmalarımızda, kurduğu girişimini büyüterek belirli bir noktaya getiren şirket sahiplerinin zaman zaman şirket kültüründeki değişimi kabullenmekte zorlandığını görüyoruz. Şirket küçükken işe yarayan bazı alışkanlıklar, şirket büyüdüğünde aynı sonucu vermeyebiliyor. Bu değişim doğru yönetilmediğinde, patron ile çalışanlar arasında beklenti ve davranış farkları oluşabiliyor.
Bu nedenle kültür çalışmasının ilk sorusu “Hangi değerlere sahip olmak istiyoruz?” olmamalıdır. Önce “Bugün hangi davranışları ödüllendiriyor ve hangilerine göz yumuyoruz?” sorusu sorulmalıdır.
Güçlü Kurum Kültürü Her Zaman Sağlıklı mıdır?
Güçlü kurum kültürü, çalışanların ortak kuralları ve davranışları kuvvetli biçimde benimsemesi anlamına gelir. Ancak benimsenen davranışların şirkete yararlı olması gerekir.
Bazı şirketlerde kurucuya mutlak bağlılık güçlüdür. İnsanlar patronun kararlarını tartışmaz, sorunları saklar ve talimat gelmeden hareket etmez. Bu yapı dışarıdan disiplinli görünebilir. Zamanla şirketi tek kişiye bağımlı hâle getirir.
Aşağıdaki alışkanlıklar da güçlü biçimde yerleşebilir.
- Yöneticilere itiraz edilmemesi
- Hataların saklanması
- Aile üyelerinin farklı ölçülerle değerlendirilmesi
- Fazla çalışmanın bağlılık göstergesi sayılması
- Sonuçtan çok patrona yakınlığın ödüllendirilmesi
- Sorun bildiren çalışanın huzursuzluk çıkaran kişi olarak görülmesi
Sağlıklı kültür, rahatlık ve sınırsız hoşgörü anlamına da gelmemelidir. Açık davranış ölçüleri, yüksek sorumluluk ve güvenli iletişim birlikte bulunmalıdır. İnsanlar görüşlerini söyleyebilmeli, ardından verilen kararları disiplinle uygulamalıdır.
Kurum Kültürü Neden Önemlidir?
Şirketlerin yazılı kurallar ve sistemlerle çalışması çok önemlidir. Bu yapı, çalışanların kendilerinden ne beklendiğini anlayabilecekleri tanımlı bir çerçeve oluşturur ve işlerin daha düzenli ilerlemesini sağlar. Ancak bir şirkette her durumu kayıt altına almak, tüm çalışma biçimini kurallar ve yasaklar listesine dönüştürmek ne mümkündür ne de pratikte işlevseldir.
Kurum kültürü, yazılı kuralların yeterli olmadığı durumlarda çalışanlara ortak bir davranış ölçüsü verir. Kararların tutarlılığını, yetki kullanımını, iş birliğini ve yeni çalışanların şirkete uyumunu etkiler.
Sağlıklı bir kültür, sorunların daha erken konuşulmasını ve sorumluluğun daha açık paylaşılmasını sağlar. Ancak tek başına başarı veya kârlılık garantisi vermez. Liderlik, insan kalitesi ve yönetim sistemiyle birlikte sonuç üretir.
Kurum Kültürü Hangi Durumlarda Daha Önemli Hale Gelir?
Saha çalışmalarımızda, özellikle şirketlerin kurumsallaşma sürecinin ilk dönemlerinde, yazılı sistemlerin henüz tüm ihtiyaçları karşılayamadığı anlarda kurum kültürünün şirketin işleyişini nasıl desteklediğini sıkça görüyoruz.
Yeni bir yatırım yapılırken, kriz dönemlerinde, daha önce deneyimlenmemiş bir sorunla karşılaşıldığında veya farklı ekiplerin birlikte çözüm üretmesi gerektiğinde yalnızca prosedürler yeterli olmaz. Bu noktada çalışanların nasıl karar vereceği, nasıl iletişim kuracağı ve ortak amaç etrafında nasıl hareket edeceği kurum kültürü tarafından belirlenir.
Şirketleri zorlayan konular çoğu zaman sadece teknik problemler değildir. Bilginin paylaşılmaması, sorumluluğun alınmaması, çalışanların inisiyatif kullanamaması veya herkesin farklı önceliklerle hareket etmesi de büyümeyi zorlaştırır. Sağlıklı bir kurum kültürü, insanların belirsizlik karşısında ortak bir anlayışla hareket edebilmesini sağlar.
Kurum kültürü nasıl ölçülür?
Kurum kültürü tek bir anket veya puanlama yoluyla ölçülemez. Her ne kadar kültür, elle tutulamayan soyut değerler, inançlar ve alışkanlıklar bütünü gibi görünse de; modern yönetim bilimi ve insan kaynakları analitiği, kültürün somut çıktılarını ve algısını ölçmek için çeşitli yöntemler geliştirmiştir.
Ölçüm süreci, kurumun görünen (davranışlar ve eserler) ile görünmeyen (varsayımlar ve değerler) yönlerini bir arada ele alır. Sağlıklı bir teşhis için çalışanların söyledikleri, yönetimin uygulamaları ve şirketin sayısal göstergeleri birlikte değerlendirilmelidir. Kurum kültürünü ölçmek için kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
Görüşmeler ve gözlem
Yönetici, çalışan, aile üyesi ve profesyonel yöneticilerle ayrı görüşmeler yapılmalıdır. Aynı şirkette farklı grupların bambaşka tecrübeler yaşadığı sıkça görülür.
Toplantılar, karar süreçleri ve yönetici davranışları da gözlemlenmelidir. Çalışanların ankette verdiği cevaplarla günlük hayattaki davranışlar her zaman örtüşmez.
Sayısal göstergeler
| Gösterge | Kültür açısından taşıdığı sinyal |
|---|---|
| Çalışan devir oranı | İnsanların şirkette kalma eğilimi |
| Devamsızlık | Bağlılık, çalışma koşulları ve yönetim sorunları |
| İç terfi oranı | Şirketin içeriden insan yetiştirme gücü |
| Şikâyet ve hata bildirimi | Çalışanların konuşma güveni |
| Karar süreleri | Yetki dağılımı ve patron bağımlılığı |
| Eğitim sonrası görev değişimi | Gelişim yatırımının uygulamaya dönüşmesi |
| Yönetici bazında çalışan kaybı | Yerel yönetim kültüründeki sorunlar |
| eNPS(Employee Net Promoter Score | Çalışan Net Tavsiye Skoru) | Çalışanların şirketi tavsiye etme eğilimi |
Bu göstergelerin hiçbiri tek başına kültürü açıklamaz. Çalışan devri düşük olan bir şirkette insanlar bağlılık nedeniyle kalıyor olabilir. Başka bir şirkette iş bulma imkânlarının sınırlı olması aynı sonucu doğurabilir.
Kültür ölçüm araçları üzerine yapılan sistematik incelemeler de birçok ölçeğin geçerlilik ve değişimi öngörme gücü bakımından sınırlı kaldığını gösteriyor. Bu nedenle anket sonuçları görüşme, gözlem ve işletme verileriyle birlikte okunmalıdır.
Kurum Kültürü Türleri Nelerdir?
Şirketler genellikle tek bir kültür türüne sahip olmaz. Birkaç eğilim aynı yapı içinde birlikte görülebilir.
Kurum kültürü türlerini açıklamak için yönetim biliminde en yaygın kullanılan modellerden biri, Cameron ve Quinn’in geliştirdiği Rekabet Eden Değerler Çerçevesi’dir (Competing Values Framework). Bu modele göre kurum kültürleri dört temel eğilim altında incelenir:
- İş birliği odaklı kültür (Klan kültürü – Clan Culture)
Aidiyet, dayanışma, çalışan gelişimi ve ekip ilişkileri öne çıkar. Aşırıya kaçtığında zor kararlar ertelenebilir. - Yenilik odaklı kültür (Adhokrasi kültürü – Adhocracy Culture)
Yeni fikirler, girişimcilik ve deneme cesareti desteklenir. Denetim zayıf kalırsa dağınıklık oluşabilir. - Sonuç odaklı kültür (Pazar kültürü – Market Culture)
Hedef, rekabet, hız ve performans belirleyicidir. İnsan ilişkileri ihmal edildiğinde yıpranma artabilir. - Kural odaklı kültür (Hiyerarşi kültürü – Hierarchy Culture)
Düzen, standart, yetki ve kontrol güçlüdür. Aşırı bürokrasi şirketin çevikliğini azaltabilir.
Aynı şirketin satış ekibi sonuç odaklı, üretim bölümü kural odaklı, araştırma ekibi ise yenilik odaklı çalışabilir. Bu alt kültürlerin ortak değerlerle uyumlu olması yeterlidir. Her bölümün aynı çalışma biçimine sahip olması gerekmez.
Yönetim Bilimi Açısından Kültür Modelleri
Yönetim bilimi açısından kurum kültürünü sınıflandıran önemli modellerden biri Charles Handy’nin Örgüt Kültürü Modeli’dir. Handy, kültürü gücün nerede toplandığına ve organizasyonun nasıl çalıştığına göre dört temel grupta inceler:
- Güç kültürü
Kararların merkezinde güçlü bir lider veya küçük bir yönetim grubu bulunur. Hızlı hareket edebilir ancak şirket büyüdükçe lider bağımlılığı sorun oluşturabilir. - Rol kültürü
Görevler, yetkiler ve süreçler belirgindir. Düzen ve istikrar sağlar ancak aşırı kuralcılık değişime uyumu zorlaştırabilir. - Görev kültürü
Uzmanlık, proje ve sonuç odaklı çalışma öne çıkar. Esnek ve çözüm odaklıdır ancak ortak önceliklerin korunması gerekir. - Birey kültürü
Uzman kişilerin özerkliği merkezde yer alır. Profesyonel ortaklıklar ve yüksek uzmanlık gerektiren yapılarda görülebilir.
Bu modeller, bir şirketin hangi kültüre sahip olduğunu kesin biçimde belirlemek için değil, mevcut çalışma biçimini anlamak için kullanılan çerçevelerdir. Gerçek hayatta birçok şirket bu kültürlerin birkaçını aynı anda taşır.
Kurum kültürü farklı özelliklerle de tanımlanabilir
Bazı şirketlerde baskın kültürel özellik, yukarıdaki ana sınıflardan bağımsız olarak farklı biçimlerde de ortaya çıkabilir.
Hız odaklı kültür
Çabuk karar alma, hızlı uygulama ve fırsatları değerlendirme öne çıkar. Kontrol mekanizmaları zayıf kalırsa hatalar artabilir.
Rekabetçi kültür
Pazar başarısı, kazanma isteği ve güçlü performans beklentisi belirleyicidir. Aşırı rekabet iş birliğini zayıflatabilir.
Muhafazakâr kültür
Mevcut düzeni koruma, risklerden kaçınma ve istikrar ön plandadır. Değişim gereken dönemlerde yavaşlamaya sebep olabilir.
Baskıcı kültür
Kontrol, korku ve hiyerarşi üzerinden çalışan bir yapı oluşur. Kısa vadede itaat sağlayabilir ancak uzun vadede güven ve açık iletişimi zedeler.
Kurum Kültürü Nasıl Değiştirilir ve Güçlendirilir?
Kültürel dönüşüm uzun soluklu bir yönetim çalışmasıdır. Bir değerler toplantısı, eğitim dizisi veya iletişim kampanyası ancak başlangıç sağlayabilir.
Mevcut kültürü teşhis edin
Şirkette gerçekte hangi davranışların ödüllendirildiğini belirleyin. Yönetimin kendi kültür algısıyla çalışanların yaşadıkları arasındaki farkı görün.
Korunacak değerleri ayırın
Her eski alışkanlık zararlı değildir. Şirketin ticari çevikliği, müşteri hassasiyeti, dayanışması veya iş ahlakı korunabilir. Sorun çıkaran davranışlar ayrıca ele alınmalıdır.
Değerleri davranışlara çevirin
“Şeffaflık” gibi soyut bir değer tek başına yeterli değildir. Hangi bilginin, kimle, ne zaman ve hangi kanaldan paylaşılacağı belirlenmelidir.
“Liyakat” değerinin karşılığı da işe alım, görev verme, ücret ve terfi ölçülerinde görülmelidir.
Liderlerin ortak tutum göstermesini sağlayın
Üst yönetimdeki her kişi farklı ölçüler uyguladığında ortak kültür zayıflar. Yöneticiler aynı davranış standardında buluşmalı ve kendi ayrıcalıklarını sınırlamalıdır.
İnsan kararlarını kültürle uyumlu hâle getirin
İşe alım, terfi, görev değişimi, ödül ve işten çıkarma kararları yeni kültürü desteklemelidir. Şirketin davranış düzenine sürekli zarar veren kişilerin yüksek satış veya üretim başarısı, sorunun görmezden gelinmesi için yeterli olmamalıdır.
Sonuçları düzenli izleyin
Kültür değişimi yıllık çalışan anketine bırakılamaz. Görüşmeler, bölüm bazlı göstergeler ve yönetici davranışları belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmelidir.
Kültür değişiminin şirket performansını tek başına yükselttiğini kesin biçimde gösteren bilimsel kanıt sınırlıdır. Kültür, strateji, insan kalitesi, liderlik ve yönetim sistemiyle birlikte sonuç üretir.
Sahada Kurum Kültürünün Değiştiğini Gösteren İşaretler
Bir danışmanlık firması tek başına kurum kültürünü değiştiremez. Kültür, şirket yönetiminin verdiği kararlarla ve çalışanların zaman içinde geliştirdiği yeni alışkanlıklarla dönüşür. Danışmanlık bu sürece yöntem, dış bakış ve uygulama disiplini kazandırabilir.
Biz Veliaht Akademi olarak, hizmet verdiğimiz şirketlerde değişimin ilk işaretlerini genellikle aşağıdaki alanlarda gözlemliyoruz.
Patronun sürekli müdahalesi azalır
Patronun her işe mikro düzeyde karıştığı yapılarda çalışanlar çoğu zaman sürekli izlendiklerini ve sorgulandıklarını hisseder. Yetki verilse bile her mesaj grubunda patronun bulunması, çalışanların kendi alanlarında karar almasını zorlaştırır.
Süreç ilerledikçe patronu kontrol açısından rahatlatacak raporlama ve takip düzenleri kuruyoruz. Zorunlu olanlar dışındaki WhatsApp ve mesaj gruplarından çekilmesini sağlıyoruz. İnsanlar daha açık konuşmaya ve kendi sorumluluklarını üstlenmeye başlıyor. Bu rahatlama zamanla patrona da hem kendi hayatındaki rahatlamadan doğrudan hem de çalışanların iş yapması açısından, olumlu biçimde yansıyor.
Veliahtlara duyulan güven artar
Çocuklarının isteksiz veya yetersiz olduğunu düşünen ailelerle sıkça karşılaşıyoruz. İlk aşamada bunun birkaç görüşmeyle çözülecek bir mesele olmadığını anlatıyoruz. Gelişim kimi zaman altı ay, kimi zaman bir veya iki yıl sürebiliyor.
Sahada gördüğümüz gibi insanları yalnızca kişisel gayretleri çalıştırmıyor. Net görevler, düzenli takip, doğru yetki ve gelişim desteği sağlandığında veliahtların çalışma biçimi ve bakış açısı da değişiyor. Baba zamanla sorunu yalnızca çocuğun kişiliğinde aramaktan uzaklaşıyor.
Çalışan yapısı yenilenir
Bazı çalışanlar sürekli çatışma çıkararak, bilgiyi saklayarak veya iş disiplinini bozarak şirkete zarar verir. Bu kişilerin varlığı diğer çalışanların davranışlarını da etkiler.
Şirket, hangi davranışları kabul edeceğini belirledikçe çalışan tercihleri değişir. Ayrılması gereken kişiler zaman içinde yapıdan çıkar. Yeni işe alımlarda yalnızca teknik yeterliliğe değil, beklenen çalışma düzenine uyuma da bakılır.
Kalan çalışanların kendilerine zarar veren ilişkilerden kurtulduğunu ve daha huzurlu çalışmaya başladığını gözlemliyoruz. Bu değişim, verim ve iş birliği üzerinde de etkisini gösteriyor.
Gelişim ortak bir alışkanlığa dönüşür
Eğitim ve koçluk çalışmalarının üst yönetim tarafından desteklendiği şirketlerde öğrenme zamanla günlük işin parçası olur. Çalışan yalnızca eğitime gönderilmez. Yeni bilgiyi kullanabileceği sorumluluk ve alan da kazanır.
İnsanların gelişimine yatırım yapılması kendilerine değer verildiği duygusunu güçlendirir. Üst yönetim bu yaklaşımı tutarlı biçimde sürdürdüğünde gelişim, geçici bir insan kaynakları faaliyeti olmaktan çıkar ve kültürün parçası hâline gelir.
Aile şirketlerinde kurum kültürü
Aile şirketlerinde kurum kültürünün ilk kaynağı kurucu ailedir. Ailenin çalışma anlayışı, para yaklaşımı, hayata bakışı, risk alma biçimi ve kendi içindeki ilişki düzeni şirkete yansır.
Bu etki şirkete güçlü bir kimlik, hızlı karar alma ve uzun vadeli bakış kazandırabilir. Ancak şirket büyüdükçe, çalışan sayısı arttıkça ve operasyon karmaşıklaştıkça kültürü etkileyen unsurlar da çoğalır.
Saha çalışmalarımızda özellikle şu durumu sık görüyoruz: Bazı patronlar, büyüyen şirketle birlikte kontrolün ellerinden çıktığını hisseder. Her şeyi görerek yönetmeye çalışırken, çözümü gereğinden fazla kural koymakta bulabilirler. Oysa her durumu prosedüre bağlamak mümkün değildir. Aşırı kurallar çalışanların inisiyatif alma isteğini azaltabilir, kararları yavaşlatabilir ve şirketi yeniden patrona bağımlı hale getirebilir.
Buna karşılık kültürün yaşayan bir yapı olduğunu anlayan patronlar, şirketin temel düzenini doğru kurduklarında gereksiz kontrol ihtiyacı azalır. Rol, görev ve sorumluluklar netleşir, kritik süreçler yazılı hale getirilir, bilgi akışı doğru toplantı ve raporlama düzeniyle sağlanır. Böylece her şeyi kurala bağlamak yerine, hangi konunun sistemle, hangi konunun ortak davranış anlayışıyla yönetileceği ayrıştırılır.
Kurduğumuz yapılarda hedef, şirketi kurallar yığınına dönüştürmek değildir. Amaç, çalışanların hangi sınırlar içinde özgür hareket edeceğini bildiği, sorumluluk alabildiği ve ortak bir çalışma anlayışının oluştuğu bir düzen kurmaktır.
Aile şirketlerinde kültürü karmaşıklaştıran bir diğer unsur da şirkette çalışmayan aile bireylerinin etkisidir. Aile şirketlerinde aile ile şirket sınırı her zaman kolay çizilmez. Evdeki ilişkiler, aile alışkanlıkları ve günlük hayat tercihleri zaman zaman şirket kültürüne yansıyabilir.
Örneğin aile içinde alınan bazı kararlar, çalışanlara verilen mesajları etkileyebilir. Bir aile üyesinin kendi yaşam biçimiyle şirketteki çalışanlara verdiği sinyal, ücret, zaman kullanımı, çalışma disiplini veya statü algısı üzerinden kültürün parçası haline gelebilir.
Bu nedenle aile şirketlerinde kurum kültürü, yalnızca profesyonel yöneticiler ve çalışanlar üzerinden yönetilen yapılara göre daha karmaşıktır. Aile değerleri ile profesyonel çalışma düzeninin dengelenmesi gerekir.
Aile şirketlerinde özellikle şu alanlara bakılmalıdır:
- Aile üyeleri ile profesyonellere aynı davranış ölçülerinin uygulanması
- Şirkette görev almanın aile bağı kadar yetkinliğe de dayanması
- Kurucunun değerleriyle sonraki neslin çalışma biçiminin uzlaştırılması
- Profesyonel yöneticilerin gerçek yetkiye sahip olması
- Aile içindeki meselelerin iş kararlarına taşınmaması
- Yeni kuşağın mevcut kültürü aynen kopyalamaya zorlanmaması
- Korunacak geleneklerle değişmesi gereken alışkanlıkların ayrılması
Aile şirketleri üzerine yapılan akademik çalışmalar, bu yapıların yönetiminde aile değerlerinin, toplumsal normların ve güven ilişkilerinin önemli rol oynadığını göstermektedir. Aile şirketlerinde kültür, yalnızca şirket içindeki çalışma biçimlerinden değil; ailenin değerlerinden, bulunduğu toplumun özelliklerinden ve kuşaklar arası aktarım biçimlerinden de etkilenir. Bu nedenle başka bir ülkede başarılı olmuş bir kültür modelini Türkiye’deki bir aile şirketine doğrudan taşımak her zaman doğru sonuç vermeyebilir.
Aile şirketlerinin sahiplik, kontrol ve karar yapısını daha geniş ele aldığım Aile Şirketleri yazısı bu bölümün arka planını tamamlar.
Hibrit ve Uzaktan Çalışmada Kurum Kültürü
Hibrit ve uzaktan çalışmada kurum kültürü yalnızca yüz yüze buluşmalara bırakılamaz. Bilginin kayıt altına alınması, kararların görünür olması ve uzaktan çalışanların aynı bilgilere ulaşabilmesi gerekir.
Bu yapılarda şu alışkanlıklar önem kazanır.
- Kararların yazılı olarak paylaşılması
- Toplantıların yalnızca ofiste bulunanlara göre yürütülmemesi
- Uzaktan ve sahada çalışanların aynı bilgiye erişmesi
- Yöneticilerin görünürlük yerine sonuçları değerlendirmesi
- Bire bir görüşmelerin düzenli yapılması
- Ekiplerin yüz yüze buluşacağı zamanların bilinçli planlanması
Araştırmalar, uzaktan çalışma düzenine geçişin iletişim ağlarının yapısını değiştirdiğini, özellikle ekipler arası bağlar ve bilgi akışı üzerinde etkiler oluşturabildiğini göstermektedir. Uzaktan çalışmanın iletişim ağlarına etkisi üzerine yapılan çalışmalar, bu yeni düzende iletişim alışkanlıklarının ve ekip bağlarının ayrıca tasarlanması gerektiğine işaret etmektedir. Bu noktada sorun, eski iletişim alışkanlıklarının yeni çalışma düzeninde aynen sürdürülmesidir.
Yapay zekâ da kurum kültürünü etkileyen yeni unsurlardan biri hâline geliyor. Çalışanların işleri yapma biçimi, karar süreçleri ve bilgiyle kurduğu ilişki değiştikçe şirketlerin bu dönüşümü yönetmesi gerekiyor. Yapay zekânın kurumlarda nasıl konumlandırılması gerektiğini ayrıca ele aldığım Yapay Zekâ Entegrasyonu yazımı inceleyebilirsiniz.
Kurum kültürü oluştururken yapılan hatalar
- Değerleri başka şirketlerden kopyalamak
Her şirkete uyacak hazır bir değer listesi yoktur. Değerler şirketin gerçek kararlarıyla bağ kurmalıdır. - Kültürü insan kaynaklarına bırakmak
İnsan kaynakları süreci destekler. Kültürü belirleyen asıl güç patron ve üst yönetimin günlük davranışlarıdır. - Tek ankete dayanmak
Anket, çalışanların belirli bir andaki algısını gösterir. Kararların, davranışların ve işletme verilerinin de incelenmesi gerekir. - Yöneticilere ayrı ölçü uygulamak
Çalışanlardan beklenen kurallara yöneticiler uymuyorsa kültürel güven hızla zayıflar. - Sadece eğitim vermek
Eğitim sonrasında görev, yetki ve yönetim uygulamaları aynı kalırsa çalışan eski düzene döner. - Her bölümü aynılaştırmak
Üretim, satış, araştırma ve merkez ekiplerinin farklı çalışma ihtiyaçları olabilir. Ortak değerler korunurken uygulamalar bölümlere göre uyarlanabilir. - Hızlı sonuç beklemek
Kültür yıllar içinde oluşur. Yeni davranışların yerleşmesi için yönetimin uzun süre aynı kararlılığı göstermesi gerekir.
Kurum kültürü kontrol listesi
Aşağıdaki soruların çoğuna açık cevap veremiyorsanız şirketinizin ilan ettiği değerlerle yaşadığı kültür arasında mesafe olabilir.
- Şirketimizde hangi davranışların ödüllendirildiği açık mı?
- Yöneticiler ve çalışanlar aynı kurallara tabi mi?
- Çalışanlar sorunları cezalandırılma korkusu yaşamadan söyleyebiliyor mu?
- Yetki verilen kişiler kendi alanlarında karar alabiliyor mu?
- Terfiler açık ölçülere göre mi yapılıyor?
- Başarısızlıkla ihmal birbirinden ayrılıyor mu?
- Aile üyeleriyle profesyoneller aynı performans düzeninde mi çalışıyor?
- Eğitim alan çalışanlara yeni sorumluluk veriliyor mu?
- Şirketten ayrılan iyi çalışanların nedenleri inceleniyor mu?
- Bölümler arasındaki kültür farkları biliniyor mu?
- Kurumun ilan ettiği değerlerin davranış karşılıkları tanımlı mı?
- Patron olmadan da kararlar belirli bir düzen içinde alınabiliyor mu?
Bu sorular kapsamlı bir kültür ölçümü yerine geçmez. Şirketin hangi alanlarına daha yakından bakılması gerektiğini gösterir.
Kurum Kültürü ile Yönetim Sistemi Arasındaki İlişki
Kurum kültürü ile yönetim sistemi birbirini sürekli etkiler. Roller belirsizse kişisel güç ilişkileri büyür. Yetki verilmeden sorumluluk istenirse güvensizlik oluşur. Performans ölçülmezse yakınlık ve kanaat daha fazla önem kazanır.
Toplantı, raporlama, görev, yetki, işe alım ve terfi düzeni sağlıklı kuruldukça çalışanların davranışları da değişmeye başlar. Bu sürecin şirketin gelişim safhaları içinde nasıl ele alınması gerektiğini Kurumsallaşmanın Adımları yazımda ayrıca anlattım.
Kurum kültürünü güçlendirmek, şirketi birkaç slogan etrafında birleştirmekten daha geniş bir çalışmadır. Yönetimin tutarlı davranması, çalışanların güvenli biçimde sorumluluk alması ve şirketin kendi değerlerini gerçek kararlarına taşıması gerekir.
Şirketinizde sorunlar tek tek çalışanlardan çok yönetim alışkanlıklarından doğuyorsa rol, yetki, takip ve liderlik düzeninin birlikte ele alınması gerekir. Bu çalışmayı nasıl yürüttüğümüzü Kurumsal Yönetime Geçiş hizmet sayfasında inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kurum kültürü ile şirket kültürü aynı şey midir?
Büyük ölçüde aynı anlamda kullanılır. Şirket kültürü daha gündelik, kurum kültürü ise daha geniş ve akademik bir kullanımdır.
Kurum kültürünü kim oluşturur?
İlk yıllarda kurucu ve üst yönetim belirleyicidir. Zamanla yöneticiler, çalışanlar ve yerleşen çalışma sistemleri kültürü birlikte şekillendirir.
Kurum kültürü nasıl güçlendirilir?
Kurum kültürü; lider davranışları, işe alım, terfi, ödüllendirme, yetki kullanımı ve günlük çalışma alışkanlıkları üzerinden güçlendirilir.
Küçük işletmelerde kurum kültürü olur mu?
Evet. Yazılı değerleri bulunmasa bile kurucunun davranışları, kararları ve çalışanlarla ilişkisi işletmenin kültürünü oluşturur.
Yeni çalışanlar kurum kültürüne nasıl uyum sağlar?
Açık bir işe başlatma süreci, yöneticilerin örnek davranışları, net görevler ve düzenli geri bildirim uyumu kolaylaştırır.
Kurum kültürü değiştirilebilir mi?
Evet. Ancak kültür tek bir eğitim veya toplantıyla değişmez. Yeni davranışların yönetim kararları ve sistemlerle sürekli desteklenmesi gerekir.
Kurum kültürü ne kadar sürede değişir?
Sabit bir süresi yoktur. Yeni davranışların yönetim kararlarıyla tutarlı biçimde desteklenmesine bağlı olarak yıllar alabilir.
Kurum kültürü çalışan bağlılığını artırır mı?
Adaletli, güvenli ve tutarlı bir kültür çalışan bağlılığını destekleyebilir. Kültür tek başına bağlılık garantisi değildir.





