fbpx

Stratejik planlama bir organizasyonun bulunduğu noktadan belirli bir amacı gerçekleştirmek için erişmek istediği noktaya ulaşmak üzere bir strateji oluşturup kaynaklarını tahsis ederek belirlenen bu stratejiyi uygulamaya koymasıdır. Yani stratejik hedefler belirlemek, bu hedeflere ulaşmak için eylemleri belirlemek ve bu eylemleri gerçekleştirmek için de kaynakları harekete geçirmektir.

Esasen stratejik planlama ismi kulağa çok kurumsal ve havalı gelse dahi aslında insanın günlük yaşamanın bir parçasıdır. Büyük organizasyonların olmazsa olmazı gibi gözükse de kişisel düzeyde dahi kullanılabilir. Sadece günlük koşuşturmamızda sürekli oturup üzerine düşünmeyiz.

Büyümekte olan şirketler, ki buna ülkemizin binlerce aile şirketini dahil edebiliriz, stratejilerini ya patronların, ailenin ya da belki bir ya da iki profesyonel çalışanın dahil olduğu mini gruplarda sürekli konuşurlar fakat bu stratejilerin devamlı değiştiğini görürüz.

Küçük ve hızlı hareket etmesi gereken yapılarda bu plan yapma stratejisi, daha doğrusu plansız strateji belki işe yarayabilir. Fakat organizasyon az çok büyümeye başlayınca bu söz konusu plansızlık rahatsızlık vermeye başlar.

Üretim, pazarlama, finans, satış ve çeşitli operasyonların belirli hedefler doğrultusunda organize edilmesi şarttır. Yoksa bunları sizden çok daha iyi, adım adım, tıpkı bir satranç gibi düşünen rakiplerinize kıyasla rekabette geri düşer, pazardan çekilmek zorunda bırakılırsınız.

Hedeflerinize mümkün olan en hızlı şekilde ulaşmak için hedeflerinize stratejik yaklaşmalısınız. Bu sebepten belirli bir büyüklüğe ulaşmaya başlamış, her organizasyonun ilerleyebilmek için stratejik planlama yapması gerekir. 

Dün akşam arkadaşlarla yemekte tartıştığınız bir konuyu sabah uyanıp ekibinize uygulattırmaya kalkmanız profesyonellik değildir. Hele ki söz konusu stratejiniz bir iki senede bir sürekli değişiyorsa şirketinizde çalışan nitelikli profesyonelleri dahi orada tutamazsınız.

Geleceği parlak, kendini durmadan geliştiren hiç bir profesyonel, planları durmadan revize olan, stratejik açıdan sürekli kısa dönem değişimin, daha doğrusu kaosun hakim olduğu, bugün yapmakta olduğu işi yarın kendisinden değiştirmesi beklenen bir işi yürüttüğü bir firmada uzun süre durmaz.

Emin olun bir yönetici, patron iseniz siz bu videoyu seyreden, siz dahi böyle bir firmada çalışmak istemezsiniz.

Kuvvetli bir stratejinin ilk bileşeninin kuvvetli düşünebilen, plan yapıp yaptığı plana sadık kalabilen insanlar olduğunu sanırım detaylıca anlatmama gerek yok. Hep söylediğim gibi, şirketler için önce insan değil, önce doğru insan.

Stratejik planlamanın yapılabilmesi için ilk olarak plan üzerinde konuşacak kişilerin doğru seçilmesi gerekir. Bu kişilerin mümkünse planın uygulayıcıları ya da uygulayacak olan birimlerinin amirleri olmasında büyük fayda var. Yani stratejik planlamanın stratejik planı uygulayacak olan ilgili departman ya da birimlerden bağımsız yapılması, birimlerin stratejik planı uygulamada isteksiz kalmalarına sebep olabilir.

Yapılacak olan stratejik plan üzerinde şirketin tüm yönetiminin, yönetim kurulunun ve karar alıcıların hemfikir olmaları gerektiğini de belirmek gerek. Stratejik planlar 3-5 senelik sürelerde olabileceği gibi çok hızlı değişen endüstrilerde bir senelik de olabilir.

Stratejik planlama nasıl yapılır?

Stratejik planlamanın tek bir yolu, tekniği ya da belirli bir yöntemi yoktur. Ama benim açımdan olmazsa olmaz bir takım standartları ve genel olarak rastlanan dört adımı var. Öncelikle ilk olmazsa olmazı yukarıda bahsettiğim insan faktörüne yani stratejiyi planlamak üzere kimlerin ekibe dahil edileceğine son derece dikkat etmek gerek.

Stratejik planlama 4 adımdan oluşur. Bunlar:

  1. Mevcut durumun analizi
  2. Gelecekteki durumu tanımlama
  3. Stratejinin belirlenmesi
  4. Uygulama

Bu adımlar durumlara göre, şirketten şirkete, uygulamayı yaptıranlara göre farklılık gösterebilir. Ama detaylarında ekstra bir takım konulara da değineceğim.

1. Mevcut Durum Analizi

Stratejik planlama yaparken ilk adım olark SWOT analizi yapabilirsiniz. SWOT analizi organizasyonunuzun güçlü ve zayıf yanlarını, rakiplerinize ve pazara göre önünüzdeki fırsatları ve hem iç hem dış tehditleri ortaya koymaktır. Yani şu an neredeyiz sorusunun cevabıdır. Bu noktada müşterileriniz, rakipleriniz, pazarın isteklerine verdiğiniz cevaplar, tedarikçilerinizin size desteği gibi konuları masaya yatırıp mevcut durumunuzu tanımlamanız gerekir.

  • Yeni bir pazara girecekseniz herhangi bir kısıtlama ile karşı karşıya mısınız?
  • Bir rakibiniz sizde olmayan ama pazarın yöneldiği doğrultuda bir teknolojiye sahip mi?
  • İçinizden birilerinin ya da bir müşterinizin size rakip olma ihtimali var mı?

Bu tür sorularla fırsatlar ve tehditleri fark edebilirsiniz.

Büyük komutan ve stratejist Sun Tzu’nun dediği gibi, kendini tanı, düşmanını tanı, savaş alanını iyi çalış. Her savaş başlamadan önce kazanılır.

2. Gelecekteki Durumu Tanımlama

Gelecekte bugün gördüklerinizden farklı olarak 12 ay, 3 sene, 5 sene sonra neredesiniz?

Stratejik planlama yaparken ikinci adım olarak daha önceden profesyonelce oluşturduğunuz ve sadık kaldığınız misyon ve vizyonunuzu önünüze koymanız gerekmektedir. Bu tür konular büyümekte olan şirketlerde hep atlanır.

Neticede de bir türlü büyüyemeyen bir şirketin yöneticilerinin misyon ve vizyona önem vermediklerini görürsünüz.

Vizyon nerede olmak istiyorum, misyon da oraya ne yaparak, nasıl gidiyorum sorularının cevabıdır. Eğer daha önce yapmadıysanız ya da sadece kurumsal gözükmek için bir kişi tarafından ısmarlama, özensizce yazılmışlarsa belki de bunları belirlemenin tam vaktidir.

Bunları da belirledikten sonra şimdi stratejinizi ortaya koyabilirsiniz. Yani stratejik planlamanın 3. adımı olan stratejinin ve ara hedeflerin belirlenmesi. Yapmanız gereken varmak istediğiniz duruma sizi götürecek olan ara ve tali noktaları, köşe taşlarını yerlerine koymak.

3. Stratejinin Belirlenmesi

Strateji  tam olarak “şunu yapacağız” diye bir tanımlama cümlesidir. Stratejiyi uygulayabilmek için organizasyonun çeşitli birimlerinin varması gereken hedefler bulunur.

Örneğin pazarınızı ve işlerinizi genişletmemiz için Güney Amerika’ya ihracata başlamak diye bir stratejiniz olabilir. Bu stratejinin gerçekleşmesi için sırasıyla Pazar araştırması, ürünlerinizin uyumluluğu, gerekiyorsa yeni ürünler için şimdiden Ar-Ge çalışmalarına başlamak gibi bir takım adımlar atmanız gerekir.

4. Uygulama

Stratejik planlama yapmanın  4. ve son aşaması  uygulamadır. Bu safhada  tabi bu planı zaten uygulayacağız, anlatmana gerek yok diye düşünebilirsiniz. Fakat bir hususu daha eklemek lazım ki o da yabancıların “agile” dedikleri yöntem. Bunun Türkçe’si çeviklik.

Uzun dönemli planların ya da stratejilerin neredeyse hiç biri ilk ortaya konduğu gibi uygulanamaz. Zira şartlar sürekli değişebilir. Bu gayet doğaldır; o yüzden stratejinin de küçük ya da büyük değişikliklere maruz kalması gayet doğaldır.

Stratejik planın, gerçekleşmesi beklenen gelecekteki duruma götüren hedeflere ulaşıp ulaşmadığını belirlemek için planın uygulanışını sürekli olarak değerlendirmek gerekir. Yoksa uzun dönem planınıza göre revize şart olacaktır. Bu sebepten yapılması gereken şey stratejik plan üzerine tekrar tekrar konuşmak için periyodik olarak bir araya gelmektir. Eğer plan yıllık ise ayda bir toplanılabilir; 5 yıllık bir plan için de senede mesela iki ya da dört defa bir araya gelinebilir. Bu toplantıların sıklığını endüstriniz ve şartların değişim, gelişim hızı belirler.

Burada şöyle bir döngü var: planla, uygula, gözden geçir, gerekiyorsa yeniden planla ya da plana sadık kalarak devam et. Bugüne kadar  sağlıklı işleyen sistemlerde  stratejik planların yerine kişilerin dahi değiştirilebildiğine defalarca kez bizzat şahit oldum.

Unutmamak lazım ki değişmeyen tek şey değişimdir.

Danışmanlık başvuru formu