“Tunç Bey, biz sizinle çalışmak istiyoruz ama büyüklerimizi nasıl ikna edeceğiz?”
Bu soruyu aile şirketlerinde çalışan evlatlardan, kardeşlerden, yeğenlerden çok sık duyuyorum. Bazen masada bir kurucu ya da bazen birkaç büyük oluyor; çoğu zaman da “Başlayalım” yahut “Şimdi gerek yok” diyecek bir kişi bulunabiliyor. Benim cevabım iki görüşme: Önce kendi aranızda tek bir sorunu ve üstleneceğiniz sorumluluğu netleştirin. Sonra büyüğünüzün görüşünü dinleyip Tunç Vidinli ve Veliaht Akademi ile birlikte görüşmeyi önerin.
Şunu bilmenizi lazım ki, benimle yapacağınız ilk görüşmede sizden bir “hadi çalışalım” kararı beklemiyorum; büyüğünüzle birlikte yaşadığınız sorunu anlatın, merak ettiklerinizi sorun, nasıl ilerleyebileceğinizi konuşalım.
Konunun ağırlığını da baştan söyleyeyim. Bu şirket hepinizin hayatını ilgilendiriyor. Fakat gelecek yirmi yılın yükünü büyük ölçüde siz taşıyacaksınız. Bugün karar vermemeniz yarın şirketi batırmaz. Aceleyle yola çıkmanızı istemem. Başlarsanız bunun uzun bir çalışma olacağını, sizden de zaman ve fedakârlık isteyeceğini bilin. Ama yıllardır ertelenen meselelerse bekledikçe de bir yay gibi gerilir. Şimdiden atacağınız ilk adımın, bir sürecin başlangıcı olacağını bilir.
İlk görüşmeyi kendi aranızda yapın
Önce birlikte hareket etmek isteyen aile üyeleri ve belki de büyükleri otursun masaya. Büyüğünüzün güvendiği ve görüşüne değer verdiği bir kardeşi, evladı, akrabası veya önemli bir çalışanı varsa, onun da bu konuşmaya katılması yararlı olabilir. Sırf büyüğü etkilesin diye, kendisinin inanmadığı bir fikri savunmasını istemeyin.
Bu görüşmenin sonunda bir sayfaya şu beş sorunun cevabını yazmalısınız:
- Hepinizin gördüğü tek somut sorun nedir? Geçen sene ya da bir ay önce yaşanmış bir örneği var mı?
- Bu sorun büyüğünüzü ve şirketi nasıl etkiliyor? Büyüğünüz hangi konuda haklı olarak kaygı duyabilir?
- Burada sizin payınıza düşen sorumluluk ne olacak?
- Konuşmayı kim açacak ve diğerleri ona nasıl destek olacak?
- Büyüğünüzden ilk aşamada ne isteyeceksiniz? Önerim, birlikte Tunç Vidinli ve Veliaht Akademi’nin görüşünü almayı değerlendirmesi.
Burada kendinize karşı dürüst olun. Sorumluluk almaya hazır olduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz. Fakat büyüğünüz henüz bunu göremiyorsa, sizden gelen öneriye de kolayca güvenmeyebilir. Üstlenmeye hazır olduğunuz bir işin adını koyun. O işin sonucunu ona nasıl göstereceğinizi de düşünün. Ben aile şirketlerinde, “Babam artık bize güvenmeli” cümlesini çok duydum. Güvenin neye dayanacağını konuşmak ise daha zor, ama daha faydalı. Bu noktada sizlerin o güvenin kuru kuruya oluşmayacağının, bir sistem dahilinde çalışılması gerektiğinin bilincinde olduğunuzun farkındayım. Sizi anlıyorum.
Görüşmeden önce şu üç yazımı kendi aranızda okuyun. Büyüğünüz de isterse ona okutun:
- Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Ne Zaman Ertelenemez Hâle Gelir? Bugün neden bu konuyu açtığınızı düşünmenize yardım ediyor.
- Aile Şirketleri Danışmanlığı ile Kurumsallaşmada Kalıcı Başarı Nasıl Sağlanır? Veliaht Akademi’yle yürünecek yolun nasıl bir emek istediğini anlatıyor.
- Kurumsallaşmanın Adımları: Aile Şirketleri İçin 10 Adım Yolun aşamalarını görmenizi sağlıyor.
Bu yazıda işaret ettiğim diğer makalelere de göz atmanız, görüşmeler sırasında konuya daha hâkim olmanıza ve bazı soruların cevaplarıyla masaya oturmanıza yardım edecektir.
Kitaplarımı da edinmenizi öneririm. İlgilenen aile üyelerinin kendi nüshasının olması işe yarıyor. Birlikte çalıştığımız ailelerde kitapların elden ele verildiğini, bazen birkaç nüsha alınıp birbirine hediye edildiğini gördüm. Kitaplarımın bu konuda kendilerine fayda sağladığını söylüyorlar.
- Aile Şirketiniz Batmasın aile şirketindeki sorunların aileyi nereye götürebileceğine bakar.
- Şirket Var Sistem Yok ise kurucunun sırtındaki ağır yükü ve bu yükü taşıyacak bir yönetim düzeninin nasıl kurulacağını anlatır.
İlk görüşmeye gelmeden iki kitabı bitirmeniz gerekmiyor.
Büyüğünüzle tek bir sorunu konuşun
İlk toplantı, “Biz kararımızı verdik” diye onun karşısına çıkmanız için yapılmamalı. Aranızdaki görüş birliği, “aynı aile ve şirket için kaygı duyduğunuzu” göstermeli. Büyüğünüzün yanına kalabalık bir heyetle gitmeyin, sohbet havasında olsun. Konuşmayı onun güvendiği kişi açsın. İlgili diğer aile üyeleri de söz aldığında aynı niyeti taşısın.
Mesela satış fiyatı için küçük onaylar bile sürekli babanızın önüne geliyorsa konuşma şöyle başlayabilir:
“Baba, geçen ay şu siparişte fiyat kararı için herkes seni bekledi, müşteriye iki gün geç döndük. Biz de kendi aramızda konuştuk. Bu işin bizim üstlenmemiz gereken tarafı var. Sen nasıl görüyorsun?”
Sonra susup dinleyin. “Sizin yönteminiz artık işlemiyor” demeniz, onun yıllarca kurduğu şirkete dair hüküm vermeniz gibi duyulabilir.
Hong Kong Baptist Üniversitesi’nden Zixi Li ve Jingyuan Shi’nin 2025’te Human Communication Research dergisinde yayımlanan Message Effects on Psychological Reactance: Meta-Analyses * araştırması, karar özgürlüğünü tehdit eden buyurgan ifadelerin öfke ve karşı düşünceyi artırdığını gösteriyor. Araştırma aile şirketlerine özgü değil; yine de konuşmanın diline dikkat etmek için sağlam bir gerekçe sunuyor. (*Message Effects on Psychological Reactance: Meta-Analyses)
Bu arada kimi aileler bir yerde okumuş, birisi tavsiye etmiş ve ilk bakışta “Bir aile anayasası yaptıralım” diye düşünüyor. Ben sahada çoğu zaman bundan önce şirketin yönetim düzenine bakmak gerektiğini gördüm. Bazen anlaşmazlık gibi konuştuğumuz şeyin altında, kimin hangi kararı vereceğinin belirsizliği yatar. Konu evde de konuşulup duruyorsa aile ile şirket arasındaki sınırı da ele alabilirsiniz.
Bir uzmandan görüş almayı önerin
Büyüğünüzün görüşünü duyduktan sonra şöyle bir şey teklif edebilirsiniz:
“Tunç Vidinli’nin yazılarını ve kurduğu Veliaht Akademi’nin çalışma biçimini inceledik. Şirkette kararların size yığılmasını azaltacak bir düzen kurmak mümkün mü, bizim bu işte neyi üstlenmemiz gerekir, birlikte soralım istiyoruz. Önce Tunç Bey’le görüşüp durumumuzu nasıl değerlendirdiğini dinleyelim mi? Sonra ne yapacağımıza beraber karar veririz.”
Bu davetle büyüğünüzden yıllarca sürecek bir çalışmaya o gün imza atmasını istemiyorsunuz. Önce sizin gördüğünüz sorunu onun nasıl gördüğünü anlayacak, ardından bizim Veliaht Akademi olarak bu aileye nasıl yardımcı olabileceğimizi birlikte tartacaksınız. “Gerek yok” derse hemen yeniden anlatmaya başlamayın. “Sizi en çok ne düşündürüyor?” diye sorun. Yanıt, konuşmanın nerede düğümlendiğini gösterebilir.
Görüşmenin sonunda uygun bulursanız ona kitaplarımdan birini hediye edin. Okumasa da bakabilir, okumak isterse kendi hızında ilerler. Haftalık kısa yazılarımı takip etmek isterse, sitenin yazılarının altında bağlantısı bulunan İş Dünyası ve Liderlik WhatsApp grubuna da katılabilir. Bunları bir kararın şartı hâline getirmeyin.
Benim aile şirketlerine bakışımda hedef, kurucunun yıllarca tek başına taşıdığı işleri bir günde elinden almak değildir. Onun bilgisine ve emeğine dayanarak, sonraki kuşağın da sorumluluk taşıyabildiği bir düzen kurmaktır. Aile şirketleri ve aile şirketlerinde kurumsallaşma üzerine yazılarım bu yaklaşımın bütününü anlatıyor.
Veliaht Akademi’nin bunu şirketlerle nasıl yürüttüğünü ise Kurumsal Yönetime Geçiş sayfasında görebilirsiniz. Ailenizle birlikte görüşmek isterseniz bize oradan ulaşın.





